"Ne mutlu Türküm diyene." "Bağımsızlık benim karakterimdir."
"İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal." "Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez."

Haberler


HOCALI SOYKIRIMI 23. YILINDA ANILDI

DERNEĞİMİZDE YAPILAN

HOCALI SOYKIRIMI TOPLANTISINDA

 GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZ

 OKTAY EROL 

 BİR SUNUM YAPTI

 

Değerli konuklar;

Dağlık Karabağ’a Ermenilerin yerleştirilmesi ilk defa Çarlık Rusya Generali Sisyanovzamanında, yani 22.05.1805 tarihinde Karabağ’ın işgali ile başlamıştır.Sisyanov Rus Çarına gönderdiği raporda Karabağ coğrafi yeri bakımındanAnadolu’nun, İran ve Azerbaycan’ın kapısı sayılır diyerek, Bölgenin stratejikönemini  belirtmiştir.

 

Bu bölgedeyaşayan Müslümanların arasına Hıristiyan unsurları yani Ermenilerin yerleştirilmesiniönermiştir. Bunun üzerine 1825-26 yıllarında Gacar yönetimi ile Çarlık Rusya’sıarasındaki savaş esnasında 18 bin Ermeni getirilerek Dağlık Karabağ’ayerleştirilmiştir.

 

İran - Gacarhanedanlığı ile çarlık Rusya’sı arasında 1828 yılında imzalanan Türkmençayanlaşmasından sonra Azerbaycan Kuzey ve Güney Azerbaycan olmak üzere ikiyebölünür..Bu anlaşma sonrası da Karabağ’a Ermeni göçüne devam edilir.

 

Bunların yanısıra Osmanlı topraklarından ayrılan Ermenilerde Kafkasya’nın değişikbölgelerine yerleştirilerek, adeta bu günkü huzursuzluk  için ortam yaratılmıştır.

 

Karabağ,Azerbaycan’ın Kür ve Aras nehirleri ile Gökçe Gölü arasındaki Arran’ın dağlıkkesimi ve çevresindeki geniş ovalardan oluşur. Bu bölge yüzyıllar boyuncaecdadımıza ve Azerbaycan Türklerine ait bir vatan parçasıdır. Yüzölçümü 20 binkm2 lik bir alanı kapsamaktadır.

 

         Azerbaycan’ınkalbi olan Karabağ 27 Nisan 1920 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Rusorduları tarafından işgal edilmesinden sonra Ermeniler tekrar bu bölgeyeyerleştirilmiştir.

 

Batı Azerbaycantoprakları üzerinde bugünkü Ermenistan devletinin kurulması dahi Rus-Ermeniişbirlikçilerini tatmin etmemiştir.

 

Stalin,Karabağ’ın tam ortasında yani Yukarı Karabağ’da şimdiki değişle DağlıkKarabağ’da bir özerk bölge kurmaya çalışmıştır

 Bukonu ile görevlendirilen komite Şuşa, Hankendi, Akdere ve Hadrud’dan oluşanKarabağ’ın yukarı kısmı Dağlık Karabağ özerk bölgesi olarak sınırlandırmayaçalıştılar. Ve bu çalışmanın sonucunda da 07.07.1923 yılında Dağlık Karabağ’ıAzerbaycan’a bağlı özerk bölge olarak sınırlandırdılar.

Bu kararnameyayınlandığı zaman Dağlık Karabağ muhtariyetindeki beş yerleşim bölgesinde Türknüfusun sayısı % 67, Ermeni nüfusu ise %23 civarında idi. Bu bölgede uygulananasimile ve etnik temizlik politikaları sonucunda şimdi Dağlık Karabağ’da tekbir Türk kalmamıştır.

 

         Ermeniler1988 yılından başlayarak, sistemli bir şekilde Dağlık Karabağ’daki Türkköylerine baskınlar düzenliyor, yol kesiyor, adam öldürüyor, Türk Köyleriniablukaya alıyor, tarlada çalışan silahsız, korumasız insanları rehin alıyor,evleri yakılıp yıkılıyordu. Bütün bu baskı ve zulümler yapılırken henüzSovyetler Birliği dağılmamıştı.

 

         Bunlarınyanı sıra Ermeniler ve Ruslar Dağlık Karabağ özerk vilayeti ParlamentosuAzerbaycan’dan ayrılmaya karar veriyor. Ermeniler Azerbaycan bayrağınıgönderden indiriyor. Yerine Ermenistan bayrağını çekiyor.

 

         Bugelişmeler üzerine sabrı taşan Azerbaycan Türkü 28 Kasım 1988 tarihinde Bakü’debir milyona yakın insanın katıldığı mitingde olayları protesto ediyordu. Bumitingler aralıksız 1990 yılına kadar devam etti.

 

         19Ocağı 20 Ocağa bağlayan gecede Rus kızıl ordusu havadan, karadan ve denizdenBakü’ye giriyor. Kadın, çocuk, erkek, yaşlı, genç demeden rastgele insanlarınüzerine ateş açıyor yüzlerce Azerbaycan Türkü şehit oluyor, tanklarınpaletlerinin altında eziliyor, Bakü savaş meydanına, sokaklar kan gölüne dönmüş,caddeler, yol kenarları ve parklar yaralı ve şehit cesetleri ile dolmuştur.

 

         Dahasonra Sovyetlerin çöküşü ile Ermeni saldırıları daha da hızlanmıştır.

 

         26Şubat 1992 tarihi Azerbaycan ve Türk tarihi açısından bir felaket, Soykırım,insanlık açısından ise utanç verici bir kara lekedir. Karabağbölgesinde Rusların 366 zırhlı motorize Tugayı desteğini alan Ermeniler bir güniçinde Hocalı’ da 63 çocuk, 106 kadın, 70 yaşlı olmak üzere toplam 613 kişiyivahşice katletmişlerdir.

 

Değerlidinleyiciler, hepinize sesleniyorum. 2014 yılının aylar itibariyle takviminebaktığımızda 20 ocak katliamı, 31 mart katliamı bugün lanetlediğimiz HocalıKatliamı 2-3 Nisan da Kelbecer Katliamı, 27 Nisan Azerbaycan Devletinin Rusorduları tarafından işgali, Mayısta Şuşa ve Lacin’nin işgali, Haziranda Akdere,Temmuz ayında Fuzuli, Ağustos ayında ise Kubatlı ve Cebrail’in işgali, İrantoprakları içinde bulunan Güney Azerbaycan’ nın da işgal edilişi ve oradakikatliamları da göz önüne alırsak kısacası bir yıl takvimini içerisinde ızdırapve zulüm görmediğim bir ay yoktur.İşgal edilen bu şehirlerin ve yerleşim bölgelerinin altı tanesi 4 Haziran 1993 Gencedarbesi ile Azerbaycan Yönetimini eline geçiren hükümet zamanında Ermenilerineline geçmiştir.

 

Değerlidinleyiciler, bu olayların yanı sıra bazı acı olaylar var ki içimizi acıtıyor.

 

         Busavaş sırasında 1 milyon 200 bin civarında Azerbaycan Türk’ü topraklarındanyurdundan, yerinden göç ettirilmiştir.

 

         Buinsanlar Bakü’de ve Azerbaycan’ın diğer şehirlerinde göçmen durumunadüşürülmüştür. Ayrıca bu savaşta 30 bin Azerbaycan Türkü şehit olmuş, 95 bininsanımız yaralanıp sakat kalmıştır. 4875 kişi rehin ve esir olmuştur. Buesirlerin 1400’ü bayan esiredir.

 

HocalıSoykırımının üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen Azerbaycan topraklarının halenyüzde yirmisi Ermenistan işgali altındadır.

 

ErmenilerinZengezur bölgesi ile birlikte Azerbaycan’ın 47 km² toprağını işgal etmiştir. Bugerçekleri görmeyen, görmek istemeyenler gerçek soykırımı yapanlar veyaratanlardır.

 

Hazardenizinden  Ege denizine kadar uzananAnadolu-Azerbaycan adını taşıyan bu Türk coğrafyası sahasını asırlardan berivatan edinerek yaşayan milletimiz son iki asırdan beri Ermenilerin sebep olduğusorunlarla karşı karşıya bulunmaktadır.

 

Ayrıca yurdundansürülen 1 milyon 200 bin insan 23 yıldır Bakü’de tren vagonlarında, çadırlarda,banyosuz, tuvaletsiz derme çatma sağlık koşulları olmayan yerlerdeyaşamaktadırlar.

 

Karabağ’da bukatliamı yapan Ermenistan Devlet Başkanı Koçaryan’ da, Sarkisyan’ da, birerterör örgütü yöneticisidir.

 

YıllardırErmeniler terörü meslek haline getirirken, onlar kamuoyunda masum, bizler isesaldırgan konumda oluyoruz.

 

         26Şubat 1992 de Ermenilerce gerçekleştirilen Hocalı soykırımı maalesef benzeridiğer ulusal acılarımızda olduğu gibi intikamı alınmayan ve yaraları sarılmayanbir vakadır.

 

         YukarıKarabağ’da masun insanları işkence ile öldüren soykırımı, bütün dünyanın gözüönünde gerçekleştiren büyük Ermenistan ütopyası uğruna insanları kitle halindeyok eden Ermenilere Dünya devletlerinden hiçbir yaptırım uygulanmamaktadır.

        

Tarih boyuncahiçbir zaman ermeni yurdu olmayan Azeri Türklerinin öz yurdu olan Karabağ’ınzorla ermenileştirilmesi oradaki halkın zorla katledilmesi karşısında bususkunluk neden ?

         Buinsanlık suçu karşısında insan hakları nerede, nerde insan hakları savunucuları?

 

         PekiAzerbaycan hükümeti Hocalı soykırımı konusunda şimdiye kadar ne yaptı.? Aslındahiçbir şey yapmadı. Yaptığı tek şey her yıl Azerbaycan Parlamentosu dostlaralışverişte görsün misali başka ülkelerin parlamentolarına Hocalı Soykırımınıntanınması için çağrıda bulunmaktadır. Fakat bu konuda ses getirecek hiçbirçalışma yapmamıştır. Gelinen noktada Türkiye bile Hocalı Soykırımını T.B.M.M.de resmen kabul etmiş değildir.

 

         AksineBugünkü Azerbaycan iktidarı soykırımın doğrudan sorumlusu olan ErmenistanDevlet Başkanı ve Ermenistan Savunma Bakanı gibi katillerle samimi pozlarvermeyi ve kadeh tokuşturmayı da bir marifet saymaktadır.

 

KısacasıSoykırım ve Karabağ meselesi maksatlı olarak Azerbaycan halkının gündemindenkaçırılarak unutturulmak istenmektedir.

 

Ermenistan işgalettiği toprakları barış masasında tescil ettirmek ve Nahcivan’ ın da Azerbaycantopraklarından ayrı bir coğrafi bölge olduğunu savunmaktadır.

 

2015 yılı sözdeErmeni Soykırımının 100.yılıdır. Ermeniler uzun bir süredir gizlice bu konudabüyük bir lobi çalışmaları yapmaktadır. Bu hazırlıklar konusunda bizimduyduğumuz bazı konular şunlardır.

 

  • Hayalettikleri büyük Ermenistan Devletinin kurulması hususundaki çalışmalarınısürekli olarak dünya kamuoyunda  dilegetirmektir.

  • Türkinsanına karşı düşmanlık ve nefret duygularını dünyanın her tarafında yaşayanErmenilerin belleğine kazımak.

  • TürkiyeCumhuriyeti Devletinin Ermeni Soykırımını resmen tanıması

  • Sözdesoykırım nedeniyle mağdur duruma düşen Ermenilerin yakınlarına, çocuklarınaveya torunlarına Türk Devleti tarafından tazminat ödenmesi.

     

             Hepinizinbildiği gibi daha önce hazırlanmış, bu günlerde uygulamaya konmak istenen BüyükOrtadoğu Projesi, Türkiye’yi bölme projesidir.

     

             Buprojenin temel amacı, başşehri Van olan büyük Ermenistan devletinin kurulmasıprojesidir.

     

             İran’dayaşayan 30 milyon Azerbaycan Türkü’nün esaret altında yaşamasıdır.

     

             Ayrıcaburada yaşayan 30 milyon Azerbaycan Türkü’nün tek bir Türkçe Okulu bile yoktur.Kendi dilinde yazıp kendi dilinde okuyamıyor.

     

             Değerlikonuklar; Bugün dünyada bağımsız olmayan, esaret altında yaşayan tek devletkalmamıştır. Afrika’daki ilkel kavimler bile bağımsız devlet kurmuşlardır.

     

    Yalnız dünyadakendi kaderini belirlemeye imkan verilmeyen sadece iki Türk devleti vardır.Bunlardan birisi Çin esaretinde yaşayan Doğu Türkistan’dır. İkinci Türk Devletiise, Başşehri Tebriz olan Güney Azerbaycan’dır.

     

             BüyükOrtadoğu Projesinin bir diğer ayağı da; Irak, Suriye, İran ve Türkiye’deyaşayan PKK destekli Kürtlerden oluşan Kürt Devletinin kurulmasıdır.

     

             Ayrıca;Küresel emperyalizmin baskı ve dayatmaları doğrultusunda sözde kürt sorununuçözmek adına içimizdeki işbirlikçi sözde aydınlarla yürütülmeye çalışılan kürtaçılımı, sonra Demokratik Açılım, Barış ve Kardeşlik Projesi en sonunda MilliBirlik Projesi, doğrudan Türk Milletinin yıkım projesidir.

     

    Dağa çıkanteröristlerin meclise girip siyaset yapan bazı milletvekilleri, liberalindeneyyamcısına, ikinci cumhuriyetçilerinden bir kısım eski bölücü Marksist, inançhortumcusundan sözde aydın ve sanatçısına, dışardan fonlardan sivil toplumkuruluşlarına, besmele yazar çizer takımına kadar hepsi aynı cephede birleşerekTürk toplumunu yönlendirmeye ve bölmeye çalışıyorlar.   

     

    Azerbaycandakitoprak kayıplarının olduğu gibi Türkiye’den de toprak talepleri vardır. Doğu veGüneydoğuda özerk bir kürt devleti kurulmasına çalışılmaktadır.

            

             Kürtlerdiyor ki, Doğu ve Güney Anadolu bizim Türkiye hepimizin.

     

             Değerlikonuklar; herkesin bildiği gibi İranlılar ve Ermeniler Aryan ırkındangelmektedir. Bu üç ırk akrabadır yani Emi Oğludurlar. Üçü de Türk düşmanıdır.Yıllardır Türk kanı dökmekten zevk alıyorlar.

     

    Bu hain düşmanakarşı içimizden çıkan şuursuz, satılmış insanlar “Hepimiz Ermeniyiz” diyor.İnsanımız tehlikenin ne kadar büyük olduğunun farkında bile değiller.

     

             DeğerliDavetliler, Azerbaycan’ın talihsizliğine bakın ki, bugün bile Karabağ’ın sorunununçözümü, Ermenistan hamisi Fransa, Rusya ve Amerika’dan oluşan AGİT MinskGrubuna havale edilmiştir.

     

             Bugünekadar bu grubun toplantılarına defalarca katılan Azerbaycan’nın şimdikiyönetimi, bu toplantılarda ne konuşulduğunu, taviz verilip verilmediğini deAzerbaycan kamuoyundan gizlemektedir.

     

    Hocalı, KarabağBölgesinde havaalanı olan tek yerleşim yeridir. Bu nedenle stratejik birbölgedir. Kafkaslarda Aras nehrinin gerek güneyinde gerekse kuzeyinde tarihboyunca savaşlara, soykırımlara ve katliamlara sahne olmuştur. Bunların en yeniolanı 26 Şubat 1992 tarihinde yapılan Hocalı Soykırımıdır.

     

             Ermenilerher zaman ellerine fırsat geçtiğinde Türklere karşı daima şiddetgöstermişlerdir. Osmanlı İmparatorluğunun en zor dönemlerinde ve özelliklesavaş dönemlerinde sivil halka yönelik şiddet uygulamıştır.

     

             1914-1918yıllarında yani Birinci Dünya Savaşında Anadolu’da Ermeni isyanları başgöstermiş, Türk halkına karşı acımazsızca katliam yapmaya başlamışlardır. Bununüzerine Osmanlı İmparatorluğu tecrit olayını uygulamaya koymuştur.

     

             Tecritolayından sonra Ermeniler Van’da, Kars’ta, Antep’te ve Iğdır’da olmak üzere çokyerleşim yerinde isyan ederek halkı katletmişlerdir.

     

             Azerbaycan’dahalk Karabağ bizimdir diyor. Ancak bunun için çalışan bir mekanizma yaratacakbir yönetimde yoktur.

     

             Karabağsorunun sözde politikalarla değil duygusallıktan uzak, gerçekçi, akılcı vekararlı politikalarla savunulmalıdır.

     

             Karabağ,tarih boyunca Türk toprağı olmuştur. Vatanın bu parçası Ermenilerden gerialınana kadar Azerbaycan iktidarı, muhalefeti ile bir bütünlük içinde kararlılıkgöstererek, ister savaşla isterse barış yoluyla olsun mutlaka topraklarımızıgeri alacağız.

    Unutmayın kiTürk Milleti kendisine kefen biçenleri asla affetmez ve cezasız bırakmaz. Bizgörüyoruz ve inanıyoruz ki; Türk Milleti kendisine samimiyetle bağlıevlatlarının önderliğinde devletiyle, vatanıyla, hür ve bağımsız olarakkıyamete kadar yaşamaya devam edecektir.

            

    BizlerAzerbaycan Kültür Derneğinin yöneticileri olarak yaşadığımız sürece sonnefesimize kadar bu davanın savunucuları olacağız. Bu yolda ant içmişiz.

     

             Nemutlu Türküm Diyene… 

     


Bursa şubemiz Hocalı olaylarını andı

BURSA ŞUBEMİZ BAŞARILI FAALİYETLERİNDEN BİRİNE DAHA İMZA ATTI

Şube başkanı Handan Askeran Ton Bursa'da düzenlediği "Hocalı Olayları " konulu panelde Azerbaycan'ın acısını daima yüreğimizde yaşadık dedi

Azerbaycan Kültür Derneği Bursa Şubesi tarafındanHocalı katliamının 23. yıldönümünde, Hocalı'ya Giden Yol'u anlamak üzerine birpanel düzenlendi.

Ördekli Kültür Merkezi'nde düzenlenen panele Gazeteci-Yazar Ali EşrefUzundere, Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve Türkiye Yörük Türkmen Dernekleri GenelSekreteri Fahrettin Beşli panelist olarak katıldılar.Etkinlikte MHP İstanbulMilletvekili Atilla Kaya, Ak Parti Bursa milletvekili aday adayı Kurban Güneş,milletvekili aday adayları Selçuk Türkoğlu ve Hasan Toktaş da izleyicilerarasındaydı.Azerbaycan Kültür Derneği Bursa Şubesi Başkanı Handan AskeranTon'un açılış konuşmasının ardından panelistler Fahrettin Beşli'ninmodarötörlüğünde sunumlarını yaptılar.


Fahrettin Beşli sözü panelistlere vermeden önce: "


Biz insanları öldürüp kuyulara atıp üzerine gömecekinsanlar değiliz. Olsaydık dünyada Ermeni kalmazdı. Böyle mi olmalıyız?Hayır." diyerek barışcıl tavrını gösterdi.Sözü alan Eşref Uzundere, Hocalıkatliamını tüm çıplaklığı ile gözler önüne seren fotoğraflardan oluşturduğu sunumunuverdiği bilgilerle zenginleştirerek anlattı. İnanılmaz derecede vahşet içerenfotoğraf kareleri barkovizyondan geçerken izleyicilerin halet-i ruhiyesi dedeğişiyordu. Sözü alan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, Hocalı'ya Giden Yol'u anlattı belgeleriyle. 
Kırlı, bu tarz anma günlerinin düzenlenmesinin önemine değinirken, geçmişeüzülmek kadar geleceği de planlamamız gerekliliğinin üzerinde durdu.
Ermeniler'in, yaptıkları mezalimi açıklamak için mağduru oynadıklarını ve bunuda yerelden çıkartıp uluslararası platforma taşıdıklarını söyledi.
1830'lu yıllarda Yunanistan, ardından Bulgaristan'ın ve Sırbistan'ın Osmanlı Devleti'ndenayrılarak bağımsızlıklarını ilan etmeleri, 1856 yılında hristiyan azınlıklarayönelik çıkan Islahat Fermanı, 93 harbinin ardından 1878'de imzalananAyastefanos Antlaşması ve özellikle de 16. maddesi, yine 1878'de BerlinKonferansı'nda imzalanan antlaşma ve özellikle de 61. maddesi Ermenile'in deböyle bir girişimde bulunmalarına önayak olmuş.
Ermeni Meslesi'nin altında yatan düşünce yapısı Hay Dat Dotrini'dir diyorSelçuk Kırlı.
Buna göre; tarihi Ermeni topraklarının geri alınması ve Birleşik/BüyükErmenistan ulusal devletinin kurulması, dünya yüzüne dağılmış Ermeniler'in sözkonusu topraklara dönmesi ve sosyal devletin kurulması hedefleniyor. 

"Tarihi Ermeni toprakları mı?" dediniz değil mi?
Evet, onlar öyle bir denizden denize, yani Hazar'dan Karadeniz'e ve hattaAkdeniz'e uzanan, Anadolu'yu da içine alan bir Ermeni devleti kurmuşlarkendilerince. Oysa tarihte Ermenistan yok. Bütün bunlar Ermenlilerinhayalatı ve efsanesi diyor Kırlı Hoca.Sınır çizmişler de, sınır çizmekleolmuyor elbet, sınırın içini dolduracak halk da lazım. En çok da bir efsanelazım.


Mıgırtıç Herimyan'ın efsanesini ve İsmailGaspıralı'nın buna verdiği cevabı ve Ermeniler'e destek verenleri anlatıyorSelçuk Kırlı.


İngiltere, Rusya, Fransa ve Almanya, hepsi kendiçıkarları için destek verdiler diyor. Batı ve Doğu Türklüğü arasında tamponbölge oluşturmak ve güçsüzleştirmekti esas amaç diyor."Uluslararasıilişkilerin bir tek patronu vardır. O da bir numaralı şeytan olan paradır" diye ekliyor.O dönemde Ermeni okumuşları Avrupalı gibi yaşıyorlardıve Ermeni Gregoryan kilisesi de çok etkiliydi. Kürtler ise değil vekürtler herkesi doğrayabilir mantığıyla oluşturulan sarmaldan hala çıkabilmişdeğiliz.Mesele neden bitmez?


Oluşum için önce toprak, sonra insan, sonra yaratılışefsanesi, sonra da başarı lazım demiştik.
Bunların üzerine eklenen mMağduriyet, ötekileştirme ve şeytanlaştırma ilebirlikte okların hepsi Türk milletini gösteriyor.


 

O yüzden; Biz onların varoluş efsanesiyiz, bizolmazsak onlar yok. Bizim varlığımız ile var oluyorlar diyor Selçuk Kırlı."Tarihiyazmayı bilmiyoruz, okumayı da bilmiyoruz, en azından ders çıkartmasınıbilelim" diyor.Anlattıklarında bahsettiği Kompani ile bugünkü Kobani'ninaynı yer olduğunu öğreniyoruz.Sunumun ardından MHP İstanbul Milletvekili AtillaKaya mikrofonu alarak birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.Dün akşamüzeridüzenlenen bu etkinliğe Bursa Türk Ocakları, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği,Kars-Ardahan-Iğdır Dernekler Federasyonu, RUDEF, Bursa Kırım Türkleri Kültür veYardımlaşma Derneği ve Bursa Ahıskalılar Derneği de destek verdi.


 


 


"MEHMET EMİN RESULZADE ANSİKLOPEDİSİ "ÇIKTI

Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Nesiman  YAGUBLU  tarafından  yazılan  ve ilki  baküde ve Moskovoda yayınlanan "MEHMET EMİN RESULZADE ANSİKLOPEDİSİ" adlı eser derneğimiz tarafından Türkiye Türkçesine  çevrilerek  yayınlandı Bu çalışma  Tuncer KIRHAN, Nesrin ÜNAL ve Selçuk ÖNAL tarafından gerçekleştirildi Resmde FOX Tv  sabah progremlarını yürüten gazeteci yazar İsmail KÜÇÜKKAYA kitabı tanıtırken
"MEHMET EMİN RESULZADE BİYOGRAFİSİ" ADLI ESER YAYINLANDI

MEHMET EMİN RESULZADE BİYOGRAFİSİ" ADLI ESER DERNEĞİMİZ TARAFINDAN YAYINLANDI.
Azerbaycan Milli Cumhuriyetinin kurcusu büyük fikir adamı Mehmet EminResulzade’nin yaşamı ve siyasi mücadelesini anlatan eser Bakü DevletÜniversitesi Öğretim Üyesi araştırmacı DoçDr. Nesiman Yagublu tarafından Azerbaycan’da ve Rusya’da yayınlanan önemlieser, bu defada Ankara’da yayınlandı.

 Azerbaycan Türkçesinden dilimize; Tuncer Kırhan, Nesrin Askeran Ünal veSelçuk Önal çevirdi. ve Azerbaycan Kültür Derneği yayınları arasında yeralarak piyasaya sunuldu. Resulzade hakkında daha önce yazılan kitaplardanfarklı olarak içinde yüzlerce belge , fotoğraf ve bilginin yer aldığı 507sayfalık eseri azerbaycankulder@azerbaycan.org adresinden ödemeli olarak isteyebilirsiniz.

 


MÜSAVAT PARTİSİ GENEL BAŞKANI İSA KAMBER'İN BAŞSAĞLIĞI DEMECİ

İnsanlara Hürrìyyət, mìllətlərə ìstìqlal

 

Müsavat Partìyası. MƏTBUAT VƏİNFORMASİYA MÜAVİNLİYİ

Azərbaycan Respublìkası, Bakı 100130,
Dərnəgül qəs.3097 məhəllə, 2 saylı ETK-nın inzibati binası

 


mUSAVAT PARTY. PRESS ANDINFORMATION ASSISTANT

                  

    Tel/faks:447-43-75          e_maìl: musavat.party@gmail.com

                PRESS-RELİZ                                 

 

 

 

30 avqust 2014-cü il

NEKROLOQ

 

 

 

1992-93-cü illərdəƏbülfəz Elçibəyin hərbi məsələlər üzrə müşaviri vəzifəsini tutmuş, istefadaolan general-leytenant Yaşar Dəmirbulaq 25 avqust 2014-cü ildə İstanbulda ürək-damar çatışmazlığından vəfat edib.

Valideynləri İrəvanyaxınlığındakı Dəmirbulaq kəndindən olan Yaşar Dəmirbulaq 1933-cü ildə anadanolub. Türk ordusunda 35 il xidmət edən Yaşar Dəmirbulaq Hərbi Hava QüvvələriKəşfiyyat İdarəsinin rəisi, Türkiyənin Vaşinqtondakı hərbi attaşesivəzifələrini tutub. O, 1988-ci ildə təqaüdə çıxıb. Azərbaycan Kültür Dərnəyininönəmli üzvlərindən biri olub.

1992-ci iliniyununda prezident Əbülfəz Elçibəyin dəvəti ilə Azərbaycana gəlib və bir ilonun hərbi məsələlər üzrə müşaviri olub.

MüsavatPartiyasının rəhbərliyi Azərbaycan sevdalısı olan Yaşar Dəmirbulağın vəfatındankədərlənir, mərhumun ailə üzvlərinə, yaxınlarına, silahdaşlarına və AzərbaycanKültür Dərnəyinin rəhbərlərinə dərin hüznlə başsağlığı verir.

Allah rəhməteləsin!

Ruhu şad olsun!

 


1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  

Ebülfez Elçibey

Mehmetçik

ANKARA

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta