"Ne mutlu Türküm diyene." "Bağımsızlık benim karakterimdir."
"İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal." "Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez."

Haberler


RESULZADE 132. YAŞINDA ANILDI

Azerbaycan Cumhuriyeti’ninkurucusu Mehmet Emin RESULZADE doğumunun 132. Yıldönümü olan 31 Ocak 2016 Pazargünü Ankara Cebeci Asri mezarlıktaki anıt mezarı başında anıldı. AzerbaycanKültür Derneği tarafından organize edilen anma töreni Saat:13.30’da başladı.Törene dernek üyeleri, Kuzey ve güney Azerbaycanlı Üniversite öğrencileri büyükilgi gösterirken,  dernek Genel Başkanı Cemil ÜNAL yaptığı konuşmada şöyle dedi.                 

 Değerli katılımcılar,

 Bugün AzerbaycanMilli Devletinin kurucusu Mehmet Emin RESULZADE’nin doğumunun 132. Yılıdır.

Yaşadığı 71. Yılın tamamı, Azerbaycan’da ve Muhacerette Azerbaycan’ın geleceği ve İstiklali için fedaedilmiştir.

Vatanı ve Milleti için ailesini,en mukaddes varlığını dahi kurban vererek, Vatanseverlik numunesi olanM.E.RESULZADE, 61 Yıl evvel aramızdan ayrılmasına rağmen, onun kurduğu Ocak veMüsavat Partisi aynı yolda, aynı azimle mücadelesini sürdürmektedir.

Azerbaycan, 20 yıldan fazladırbabadan oğula devreden Hanedanlık sistemiyle idare edilmektedir. Dünyanınhiçbir demokratik ülkesinde böyle bir idarenin mevcudu olmadığı gibi busistemin Azerbaycan’a, Azerbaycan’ın geleceğine ve halkına bir faydasağlamadığı görülmektedir.

Bu gün  Azerbaycan, maalesefsiyasi ve ekonomik yönden bir çıkmazın içerisine sürüklenmektedir.

Bir taraftan işgal edilen Karabağunutulmuş, yüzbinlerce kaçkın kendi kaderine terk  edilmiş, geleceğe dönükciddi bir üretimi olmayan ülke, dünya ekonomisi içerisinde önemli yertutan  ve Azerbaycan’ın tek gelir kaynağı olan Petrol fiyatlarındaki düşüşkarşısında çaresizlikle karşı karşıya kalmıştır.

Senelerden beri şahıslar ve ailevigelenekler içerisinde bölüşülen devlet gelirleri halka çatmadan birilerinincebine girmektedir.

Artık Azerbaycan uyanmalıdır.Yasaların, hukukun kendilerine tanıdığı haklar çerçevesinde demokratikyollarla, geride kalan 20 yılın hesabını ilgililerinden sormalıdırlar.

Mesuliyet taşıyanlar, kendilerine,ailelerine ve yakınlarına ait meşru yolla kazandıkları servetlerinin kaynağınıaçıklamalıdırlar.

Mevcut idarenin ve uygulanansiyasetin Azerbaycan’ı çıkmazdan kurtarması mümkün değildir.

Azerbaycan’ın morale, güvene vetaze bir kana ihtiyacı vardır. Bunun tek yolu Parlamento ve Devlet Başkanlığıseçimlerinin yenilenmesi ve seçimlerin eşit şartlarda yapılmalı ve Azerbaycangerçek manada millet idaresine dayanan ve halkın seçeceği temiz ellere teslimedilmelidir.

67 Yıllık tarihi bir geçmişi olanAzerbaycan Kültür Derneği, kutsal bir ocak olarak Müsavatçılık yolundahizmetine devam etmektedir. Tek arzumuz Azerbaycan’ın ve ülke insanınıgeleceğinin aydınlık olmasıdır.

Azerbaycan Cumhuriyeti’ninkurucusu Mehmet Emin RESULZADE’yi Doğumunun 132. Yılında saygıyla anıyoruz.Ruhu şad mekanı cennet olsun…

 


Mehmet Emin RESULZADE 132 yaşında

Mehmet Emin RESULZADE

Azerbaycan tarihinin mümtaz siması ölümsüz lider Mehmet Emin Resulzade 132 yaşında koyduğu ideoloji ve ilkelerleölümsüzleşmişken, onun yolunda gidenler adına kabri başında toplanan ve kendikurduğu ocak olan Azerbaycan Kültür Derneği yöneticileri ve sevenleri  onu132. Yaşında kabri başında andı.

19.yüzyılın sonlarında 1 Şubat 1884 tarihinde doğan ve 20.yüzyılın başlarında demokratik milli bir cumhuriyet kuran Mehmet EminRESULZADE’yi doğumunun 132. Yılında sevgi ve saygı ile anıyoruz.

O  ulusuna yönverirken arkadaşlarıyla çıktığı çağdaşlık yolunda milli  şuurla yaratmak istediği  millet ve milli devletçiliği uzun ve kararlıbir mücadele ile sonuçlandırırken Azerbaycan Türklerinin milli ve ebedi lideriolur.

Onun 28 Mayıs 1918 tarihinde kurduğu Milli AzerbaycanCumhuriyeti’nin bayrağında yer alan üç renk; Türk milli kültürünü, inancını vedemokratik  kültürünü yansıtmaktadır.

 Günümüzde daha çok özlenen ve evrensel olan milli ideolojinin kurucusu ve çağdaşbir lider olan Resulzade'nin ilkeleri ebediyete kadar devam edecektir.


20 ocak anması yapıldı

AzerbaycanKültür Derneği 20 Ocak 1990 tarihinde Azerbaycan'ın beşkenti Bakü'de SovyetKızıl Ordusu ve Yerli işbirlikçileri tarafından yapılan katliamın 26Yıldönümünde dernek merkezinde anma toplantısı düzenledi.

Toplantı Dernek GenelBaşkanı Cemil ÜNAL'ın kısa bir açış konuşması ve akabinde Azerbaycan'da,Kırım'da, Irkak'ta, Suriye'de, Çenistan'da ve diğer bölgelerde özgürlükmücadelesi vererek şehit düşen Türklerin azizi ruhları için bir dakikalık saygıduruşundan sonra,

 Dernek Genel Başkan Yardımcısı Oktay EROL 20 Ocak 1990 Bakükatliamı ile ilgili detaylı bilgi aktardı. Toplantıda Hanlar Koca Karabağisimli şiirini okudu. Dernek Genel Başkanı Cemil ÜNAL Azerbaycan'da yaşanangüncel olaylarla ilgili katılımcılara geniş bilgi aktardı ve 20 Ocak Şehitlerisaygıyla anıldı.

 


BİLDİRİ

AZERBAYCAN KÜLTÜR DERNEĞİ

 ŞUBELERİNE BİLDİRİ

22 Ocak 2016

Bilindiğigibi 2016 yılı  derneğimizin kuruluşunun67. Yılıdır.

Kurulduğugünden beri ülkemizin, Türk dünyasının ve Azerbaycan’ın milli meselelerine  sahip çıkan,  kamuoyu yaratmak için gündeme taşıyanAzerbaycan Kültür Derneği yasalar ve mevzuata uygun olarak   ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, Türk  milletinin birlik ve beraberliğini  daima ön planda tutarak  kamu yararına faaliyet gösteren  bir sivil toplum kuruluşudur.

Ülkemizde son zamanlardaartan terör faaliyetlerinin yanı sıra, zaman zaman gündemi işgal eden etnikve  dinsel ayrımcılık  girişimleri hem milli birliğimize, hem de ülkebütünlüğüne zarar verdiği bir gerçektir.

Bu noktadan hareketle;derneğimiz ve şubelerimizin önümüzdeki  2016 yılına ait dönemde  yapılacak faaliyetlerde ön sırada duran; “KarabağSorunu,Hocalı Soykırımı ve Ermeni Sorunu, Nevruz Bayramı Kutlamaları ve 28 Mayıs tarihli Azerbaycan’ınİstiklal Günü”  gibi faaliyetlerinorganize edilmesinde dernek yönetim kurullarının inisiyatifi  dahilinde hareket edilmesi, söz konusu bölücüfaaliyetlere izin verilmemesi yönünde çalışmaların  titizlik içinde yürütülmesi düşünülmelidir.

Sonuç olarak planlı faaliyetlerimizinyukarıda işaret edilen titizlik için yürütülmesi ve hiçbir siyasi, etnik veinanca dayalı ayrımcılığa fırsat verilmemesi ve faaliyetlerin şimdiden  programa alınmasını önemle rica ederiz.

                                              

AZERBAYCANKÜLTÜR DERNEĞİ

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

 

      Genel Sekreter      Genel Başkan

                                                                  Tuncer Kırhan        Cemil Ünal   


20 Ocak Bükü Katliamı…A.Eşref UZUNDERE


 

20 Ocak olayları, Azerbaycan'da bağımsızlıkharekâtının önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Tarihe "KaraOcak" olarak geçen 20 Ocak Bakü katliamının esas nedeni Ermenilerdi. Ermenilerin artan Toprak talepleri karşısında Azerbaycan Türklerikitlesel büyük bir tepki göstermiş “Ermeniler Dışarı" sloganları atarakyürüyüşler, mitingler tertiplemişlerdi.

Dönemin Eski SSCB Başkanı Mihail Gorbaçov’unsivil halka ateş açması talimatıyla 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece saat01:00 da Sovyet Kızıl Ordusu, Ermeni Taşnakların propaganda kampanyalarıdoğrultusunda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de benzeri görülmeyen kanlı bir katliamgerçekleştirdi.

Modern silahlarla donatılmış Kızıl Ordu birliklerikaradan, havadan ve denizden Bakü’ye girerek, korumasız savunmasız halkınüzerine ateş yağdırmış, kadın, çocuk, yaşlı demeden önlerine gelen herkesivahşice katledilmişti.

20 Ocak1990 Bakü katliamında resmi bilgilere göre, 134sivil vatandaş ile 37 Azerbaycan askeri şehit olurken, 80’in asker olmak üzeretoplam 850 kişi yaralanmıştı.  76’sı AHC faal üyelerinden olmak üzere 400kişi gözaltına alınarak Rusya’nın çeşitli hapishanelerine götürülmüş ve 48 kişikaybolmuştu.

1980’li yılların sonlarında Ulu önder Atatürk’ün 1933’te söylediği Sovyet İmparatorluğu artık çöküş sürecine girmiştir.Sovyet lideri Mihail Gorbaçov, imparatorluğu kurtarmanın yolunu;  bağımsızlıkmücadelesi veren cumhuriyetlere gözdağı vermekten geçtiğini”düşünmektedir. Fakat Azerbaycan, artık bağımsızlık mücadelesini ölümle,kanla olsa da gerçekleştirme çabası içerisindedir. Sokaklar ve caddelermeydanlar, yüzbinlerce göstericiyle doludur.

Azerbaycan’ın Sumgayıt Şehri’nde, Ermenistan’da öldürülen ve zorla göçezorlanan 250 bin Azerbaycanlının intikamını almak için 27 Şubat 1988’de ortayaçıkan olaylar;  SSCB Genel Savcılığı tarafından açıklaması “ 26 Ermeni ve6 Azeri olmak üzere toplamda 32 kişinin öldüğü” şeklindedir.

“Sumgayıt Olayları”nın tetiklediği, 13 Ocak’ta başlayan olayları durdurmakbahanesi ile 20 Ocak’ta yapılan katliam; “Ermeni/Rus” işbirliğinin bireseridir.

Azerbaycan’ın bütünlüğü ve bağımsızlığı uğrundakimücadeleye özellikle Bakü Devlet Üniversitesi ve Azerbaycan LayihaEnstitüsü talebeleri öncülük etmektedirler. Mücadelenin liderliğiniEbülfeyz Elçibey önderliğindeki Azerbaycan Halk Cephesi yapmaktaydı. Odönemde Azerbaycan’da ilk olarak “Çenlibel” daha sonra Bağımsızlar“Yurt Birliği”Kale”Varlık” ve benzeri çok sayıdagizli örgüt, bir araya gelerek oluşturdukları Azerbaycan Halk Cephesi (AHC) ,Azerbaycan’ın bağımsızlığını ve bütünleşmesini hedeflemekteydi. 

Merhum Azerbaycanlı Şair Bahtiyar Vahapzâde:Azerbaycan topraklarının Rusya ve İran arasında 1828’te yapılan TürkmençayAntlaşması ile bölünüp paylaşılmasını şöyle dile getirmişti:

“Ağalar bilmedi, birdir bu toprak,

Tebriz de, Bakü’de Azerbaycan’dır.

Bir El’in (ülke/vatan) ruhunu, dilini ancak,

Kağızlar (kağıtlar) üstünde bölmek asandır. (kolay)”

 

31 Aralık 1989’da AHC önderliğindeki Azerbaycan halkı; 1828 de Çarlık Rusya’sı ile İran arasında imzalanan TürkmençayAntlaşması’yla Aras Nehri sınır kabul edilerek, Azerbaycan toprakları Kuzeyve Güney Azerbaycan olarak ikiye bölünen vatanları arasındaki dikenlitelleri kırarak, SSCB-İran sınırlarını fiili olarak ortadan kaldırması,bunun bir göstergesiydi.

Nitekim 25 Ocak 1988 tarihinden itibaren Ermenistan’abağlı yerleşim yerlerinden Azerbaycan Türklerinin göç dalgalarıbaşlamıştı. 

18 Mart’ta Dağlık Karabağ Eyalet Komitesi, “BölgeninErmenistan’a bağlanması kararını” almıştı.

Ermenistan’dan Azerbaycan’ın sınır köylerine sayısızsaldırılar düzenleniyor, her gün Türklerin öldürülmesine ve rehin alınmasınarağmen TASS Ajansı, tek taraflı ve gerçek dışı haberler yayınlar bir tutumsergiliyordu.

Amerikan Senatosu, Karabağ topraklarının  “Ermenilereait olasını” tavsiye mahiyetinde Gorbaçov’a bildirmişti. Bütün Batı biranda her şeyleri ile Ermenilerin yanında yer aldıklarını çekinmeden beyan etmeyebaşlamışlardı.  

Bundan cesaret alan Ermeniler, her geçen gün baskın veterör faaliyetlerini, artırmış, sonuçta; Batı Azerbaycan’dan(Ermenistan’dan)  kadim ata-baba yurtlarından 250 binden fazla İrevanlıTürk, zorla göç ettirilmişti.

 

14 Ocak’ta Bakü’de, dış güçlerin ve KGB’nintertiplediği provokasyonlar sonucu; bazı grupların şehrin belli bölgelerindeyaptıkları düzensiz, kitlesel yürüyüşleri neticesinde 60 kişi hayatınıkaybetmişti. Bakü’de, Ermeniler tarafından bir Azerbaycan Türkünün başı baltaile ezilerek öldürülmüştü. Bu olayları fırsat bilen KGB provokatörleri;ajanlarını kışkırtarak Bakü’de kargaşa çıkarmaya başlamışlardı.  

Bu arada Kızıl Ordu Birlikleri harekete geçerek, Baküşehrinin çevresinde konuşlanmış ve saldırı için emir beklemekteydi.

16 Ocak’ta Azerbaycan’da gerginlik son haddine ulaşmışve AHC aralıksız toplantı, gösteri ve yürüyüşler düzenleyerek hükümeti uyarmayave halkın sesini duymaya davet etmişlerdi.

17 Ocak’ta Bakü Azatlık Meydanı’nda bir milyonunüzerinde kişinin toplandığı bir miting düzenlendi. Mitingde “Gasp edilmek”istenen halkların korunmasını, düzeni bozanların cezalandırılmalarını, devletinotoritesini kullanarak asayişi temin etmesini istemişlerdi. İki gün süresincemeydanı boşaltmayan halkın, “hür iradeye sahip olma kararlılığı” 19Ocakta doruk noktasına ulaşmıştır. AHC’de artık duruma hâkim olmakta zorlukçekmekte, dalga-dalga Azatlık meydanına akıp gelen kitleyi kontrol altındatutmaya çalışmaktaydı.

AzerbaycanMilli Şurası tarafından 28 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis’te ilanedilen ve Rusya dışında 23 devletin tanıdığı Azerbaycan DemokratikCumhuriyeti,  “Türkiye’ye yardım” bahanesiyle 26 Nisan 1920’deAzerbaycan’a giren Sovyet Kızıl Ordusu tarafından ortadan kaldırıldı. (Yerine 28Nisan 1920'de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu.) 

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, CumhurbaşkanınMehmet Emin Resulzade, o dönemde;

“Ey Gençlik

Senin uhdende büyük bir vazife var: Senden evvelkinesil yoktan bir bayrak, mukaddes bir ideal remzi yarattı. Onu bin birmüşkülatla yücelterek dedi ki:

BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK, BİR DAHA İNMEZ!..

Elbette ki, sen onun ümidini kırmayacak, bu günparlamento binası üzerinden; Azerilerin yarık yüreklerine inmiş bu bayrağıtekrar o bina üzerine dikecek ve bu yolda ya gazi veya şehid olacaksın” demişti.

Mehmet Emin Resulzade’nin bu sözü üzerinden 70 yıl geçti. 70 yıllık Rusesareti döneminde Lelin Meydanı olarak anılan, Azerbaycan DemokratikCumhuriyeti parlamento binasının önündeki meydanın adı; “BağımsızlıkMeydanı" anlamına gelen meydanın adı artık “Azadlık Meydanı” olmuştu.Azatlık meydanının dolduran binlerce Azerbaycan Türkü, katledileceklerinibildikleri halde, "BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ" diyehaykırarak tankların üzerine yürüdüler.

Azadlığı istemiremzerre-zerre, gram-gram
Kolumdakı zencirleri gıram gerek, 
Gıram! Gıram!
Azadlığı istemirem bir hap kimi, derman kimi,
İsteyirem sema kimi!
Güneş kimi!
Cahan kimi!
Çekil!
Çekil, ey Gesbkar!
Men bu esrin gur sesiyem!
Gerek deyil sısqa bulaq.
Men ümmanlar teşnesiyem!

 

20 Ocak günü sabah erken saatlerde herkes, yakınlarınıve dostlarını aramak için sokak ve meydanlara inmişti. Sovyet özel birlikleriartık Bakü’de değillerdi. Görevi tamamlamış ve Azerbaycan’ı terk etmişlerdi.Sokaklarda ülkeye yeni getirilmiş (ağırlıklı olarak Orta Asya Türk ve Müslümanülkelerinden) çok sayıda 19-20 yaşlarında sıradan Sovyet askerleri dolaşmaktaidi.

Bakü ve Sumgayıt’ta binalar, Rusların açtığı ateşsonucu delik-deşiktir. Azatlık Meydanı,  Azerbaycan’ın özgürlüğü uğrundahunharca öldürülmüş, tankların paletleri altında ezilmiş insanların, kanaboyanmıştı. Caddelerdeki durum akıl almaz boyutlarda korkunçtu. Sokaklar isekan gölüne dönüşmüştü. Kan rengindeki karanfiller şehitlerin üzerini kırmızıbir örtü gibi örtmüştü.

O gün Mihail Gorbaçov başta olmakla, Sovyet merkezîhükümeti yetkilileri ve onların Azerbaycan’daki emir kulları çok sevinçliidiler. Kendilerince, totaliter rejime başkaldıran kitlelere “gerekli dersi”vermişlerdi.

20 Ocak, Azerbaycan'da bağımsızlık harekâtının önemli bir dönüm noktasıolduğunun farkında değillerdi. Azerbaycanhalkının ruhunda “bağımsızlık fidanının” çoktan filizlenmeyebaşladığından habersizlerdi.

Yoğun baskılar altında bulunan Haydar Aliyev`inkatliamdan kısa bir süre sonra Moskova’da düzenlediği basın toplantısında;totaliter Sovyet rejimine karşı yaptığı sert eleştirinin anlamını idrakedememişlerdi.

20 Ocak günü Bakü’de ve Azerbaycan’ın diğerbölgelerinde gerçekleştirilen katliamlar, Azerbaycan Türkünün bağımsızlıkmücadelesini durdurmak üzere planlanmış eylemlerdi.

Tarihe “20 Ocak Katliamı” olarak geçen olaylarsonrasında AHC liderleri ve bağımsızlık yanlıları tutuklanmalarına rağmen,Azerbaycan Türklerinin gösterdiği mücadele bağımsızlık yolundaki adımlarıengelleyemedi.  

Aradan 26 yıl geçti.  19 Ocak 1990 gecesi Azerbaycan tarihindekanlı bir sayfa olduğu gibi, aynı zamanda Azerbaycan’ın bağımsız bir devletolma yolunda şan ve şeref gecesi olarak tarihin sayfaları arasındayerini aldı.

Hiç şüphesiz 19 Ocak gecesi yaşananlar, Sovyetyönetiminin emirleri doğrultusunda yapılan açık bir katliamdı. Bunun için özelbir gayret gerektiren araştırmaya da gerek yoktu.

“Azerbaycan boş bırakılmamalı, kontrolde tutulmalıydı” Bunu en iyi yolu ve aracı “Ermeniler”ve Ermeni – Türk davası” idi.

Tarihe "Kara Ocak" olarak geçen 20 Ocak Bakü katliamınınesas nedeni Ermenilerdi. Ermenilerin artan Toprak talepleri karşısındaAzerbaycan Türkleri kitlesel büyük bir tepki göstermiş, “ErmenilerDışarı" sloganları atarak yürüyüşler, mitingler tertiplemişlerdi.

20 Ocak 1990 Bakü katliamı sırasında  “modernbatı dünyası nerede idi?” sorusu akla gelebilir.

Modern Batı Dünyası, aynı yıl içinde Kasap Mihail Gorbaçov’a “Nobel” ödülünasıl verebiliriz ile meşguldü.

Gorbaçov’a Nobel Ödülü verilmesi çok doğal bir durumdu.

Çünkü modern batı dünyasının gözünde Gorbaçov, “hümanist”,  “barışinsanı” ve “kahraman” idi.

Çünkü Modern batı dünyasının gözünde Gorbaçov’un yaptığıkatliamlardaki kurbanlar, onlar için “insan” değillerdi. Çünküonlar Türk’tü ve Müslüman’dı.

Azerbaycan Türküne yaşatılan bu vahşet karşısında, Modern Batı Dünyası,İnsan hakları savunucuları, BM gibi teşkilatının, sessizliği, Totaliter Sovyetrejimini daha da cesaretlendirmiştir.  Azerbaycan’a karşı “saldırıserbestliğinin” önünün açmıştır.  Katliamların soykırımların dahası dagelecekti.

Takvim yaprakları 25/26 Şubat 1992 tarihini gösterdiğinde, Rus 366 MotorizePiyade alayının desteğindeki Ermeni kuvvetleri tarafından AzerbaycanCumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasındagerçekleştirilen “Soykırım”ın zemin hazırlamıştır.

Hocalı ’da gerçekleştirilen “Türk Soykırımı”nda; resmi verileregöre, 106’sı kadın, 83’ü çocuk, olmak üzere 613 Azerbaycanlı hayatınıkaybetmiştir. O dönemde Karabağ’da Ermeni kuvvetlerine komutanı bu günErmenistan’ın Cumhurbaşkanı Serj Serkisyan ve Markar Melkonyan’dır.

Markar Melkonyan’ın kardeşi Monte Melkonya, katliamın “Ermeni güçlertarafından yapılan bir intikam” olduğunu yazmıştır.

20 Ocak, 20 Yanvar, Kara Ocak...

Yani Bakü katliamının 26. Yıldönümü.  Bakü katliam şehitleri ilebirlikte tüm şehitlerimizi saygı ile anıyor, ruhları şad olsun diyorum.

 


1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  

Ebülfez Elçibey

Mehmetçik

ANKARA

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta