"Ne mutlu Türküm diyene." "Bağımsızlık benim karakterimdir."
"İnsanlara hürriyet, milletlere istiklal." "Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez."

Haberler


BİLDİRİ

AZERBAYCAN KÜLTÜR DERNEĞİ

 ŞUBELERİNE BİLDİRİ

22 Ocak 2016

Bilindiğigibi 2016 yılı  derneğimizin kuruluşunun67. Yılıdır.

Kurulduğugünden beri ülkemizin, Türk dünyasının ve Azerbaycan’ın milli meselelerine  sahip çıkan,  kamuoyu yaratmak için gündeme taşıyanAzerbaycan Kültür Derneği yasalar ve mevzuata uygun olarak   ülkemizin bölünmez bütünlüğünü, Türk  milletinin birlik ve beraberliğini  daima ön planda tutarak  kamu yararına faaliyet gösteren  bir sivil toplum kuruluşudur.

Ülkemizde son zamanlardaartan terör faaliyetlerinin yanı sıra, zaman zaman gündemi işgal eden etnikve  dinsel ayrımcılık  girişimleri hem milli birliğimize, hem de ülkebütünlüğüne zarar verdiği bir gerçektir.

Bu noktadan hareketle;derneğimiz ve şubelerimizin önümüzdeki  2016 yılına ait dönemde  yapılacak faaliyetlerde ön sırada duran; “KarabağSorunu,Hocalı Soykırımı ve Ermeni Sorunu, Nevruz Bayramı Kutlamaları ve 28 Mayıs tarihli Azerbaycan’ınİstiklal Günü”  gibi faaliyetlerinorganize edilmesinde dernek yönetim kurullarının inisiyatifi  dahilinde hareket edilmesi, söz konusu bölücüfaaliyetlere izin verilmemesi yönünde çalışmaların  titizlik içinde yürütülmesi düşünülmelidir.

Sonuç olarak planlı faaliyetlerimizinyukarıda işaret edilen titizlik için yürütülmesi ve hiçbir siyasi, etnik veinanca dayalı ayrımcılığa fırsat verilmemesi ve faaliyetlerin şimdiden  programa alınmasını önemle rica ederiz.

                                              

AZERBAYCANKÜLTÜR DERNEĞİ

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

 

      Genel Sekreter      Genel Başkan

                                                                  Tuncer Kırhan        Cemil Ünal   


20 Ocak Bükü Katliamı…A.Eşref UZUNDERE


 

20 Ocak olayları, Azerbaycan'da bağımsızlıkharekâtının önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Tarihe "KaraOcak" olarak geçen 20 Ocak Bakü katliamının esas nedeni Ermenilerdi. Ermenilerin artan Toprak talepleri karşısında Azerbaycan Türklerikitlesel büyük bir tepki göstermiş “Ermeniler Dışarı" sloganları atarakyürüyüşler, mitingler tertiplemişlerdi.

Dönemin Eski SSCB Başkanı Mihail Gorbaçov’unsivil halka ateş açması talimatıyla 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece saat01:00 da Sovyet Kızıl Ordusu, Ermeni Taşnakların propaganda kampanyalarıdoğrultusunda Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de benzeri görülmeyen kanlı bir katliamgerçekleştirdi.

Modern silahlarla donatılmış Kızıl Ordu birliklerikaradan, havadan ve denizden Bakü’ye girerek, korumasız savunmasız halkınüzerine ateş yağdırmış, kadın, çocuk, yaşlı demeden önlerine gelen herkesivahşice katledilmişti.

20 Ocak1990 Bakü katliamında resmi bilgilere göre, 134sivil vatandaş ile 37 Azerbaycan askeri şehit olurken, 80’in asker olmak üzeretoplam 850 kişi yaralanmıştı.  76’sı AHC faal üyelerinden olmak üzere 400kişi gözaltına alınarak Rusya’nın çeşitli hapishanelerine götürülmüş ve 48 kişikaybolmuştu.

1980’li yılların sonlarında Ulu önder Atatürk’ün 1933’te söylediği Sovyet İmparatorluğu artık çöküş sürecine girmiştir.Sovyet lideri Mihail Gorbaçov, imparatorluğu kurtarmanın yolunu;  bağımsızlıkmücadelesi veren cumhuriyetlere gözdağı vermekten geçtiğini”düşünmektedir. Fakat Azerbaycan, artık bağımsızlık mücadelesini ölümle,kanla olsa da gerçekleştirme çabası içerisindedir. Sokaklar ve caddelermeydanlar, yüzbinlerce göstericiyle doludur.

Azerbaycan’ın Sumgayıt Şehri’nde, Ermenistan’da öldürülen ve zorla göçezorlanan 250 bin Azerbaycanlının intikamını almak için 27 Şubat 1988’de ortayaçıkan olaylar;  SSCB Genel Savcılığı tarafından açıklaması “ 26 Ermeni ve6 Azeri olmak üzere toplamda 32 kişinin öldüğü” şeklindedir.

“Sumgayıt Olayları”nın tetiklediği, 13 Ocak’ta başlayan olayları durdurmakbahanesi ile 20 Ocak’ta yapılan katliam; “Ermeni/Rus” işbirliğinin bireseridir.

Azerbaycan’ın bütünlüğü ve bağımsızlığı uğrundakimücadeleye özellikle Bakü Devlet Üniversitesi ve Azerbaycan LayihaEnstitüsü talebeleri öncülük etmektedirler. Mücadelenin liderliğiniEbülfeyz Elçibey önderliğindeki Azerbaycan Halk Cephesi yapmaktaydı. Odönemde Azerbaycan’da ilk olarak “Çenlibel” daha sonra Bağımsızlar“Yurt Birliği”Kale”Varlık” ve benzeri çok sayıdagizli örgüt, bir araya gelerek oluşturdukları Azerbaycan Halk Cephesi (AHC) ,Azerbaycan’ın bağımsızlığını ve bütünleşmesini hedeflemekteydi. 

Merhum Azerbaycanlı Şair Bahtiyar Vahapzâde:Azerbaycan topraklarının Rusya ve İran arasında 1828’te yapılan TürkmençayAntlaşması ile bölünüp paylaşılmasını şöyle dile getirmişti:

“Ağalar bilmedi, birdir bu toprak,

Tebriz de, Bakü’de Azerbaycan’dır.

Bir El’in (ülke/vatan) ruhunu, dilini ancak,

Kağızlar (kağıtlar) üstünde bölmek asandır. (kolay)”

 

31 Aralık 1989’da AHC önderliğindeki Azerbaycan halkı; 1828 de Çarlık Rusya’sı ile İran arasında imzalanan TürkmençayAntlaşması’yla Aras Nehri sınır kabul edilerek, Azerbaycan toprakları Kuzeyve Güney Azerbaycan olarak ikiye bölünen vatanları arasındaki dikenlitelleri kırarak, SSCB-İran sınırlarını fiili olarak ortadan kaldırması,bunun bir göstergesiydi.

Nitekim 25 Ocak 1988 tarihinden itibaren Ermenistan’abağlı yerleşim yerlerinden Azerbaycan Türklerinin göç dalgalarıbaşlamıştı. 

18 Mart’ta Dağlık Karabağ Eyalet Komitesi, “BölgeninErmenistan’a bağlanması kararını” almıştı.

Ermenistan’dan Azerbaycan’ın sınır köylerine sayısızsaldırılar düzenleniyor, her gün Türklerin öldürülmesine ve rehin alınmasınarağmen TASS Ajansı, tek taraflı ve gerçek dışı haberler yayınlar bir tutumsergiliyordu.

Amerikan Senatosu, Karabağ topraklarının  “Ermenilereait olasını” tavsiye mahiyetinde Gorbaçov’a bildirmişti. Bütün Batı biranda her şeyleri ile Ermenilerin yanında yer aldıklarını çekinmeden beyan etmeyebaşlamışlardı.  

Bundan cesaret alan Ermeniler, her geçen gün baskın veterör faaliyetlerini, artırmış, sonuçta; Batı Azerbaycan’dan(Ermenistan’dan)  kadim ata-baba yurtlarından 250 binden fazla İrevanlıTürk, zorla göç ettirilmişti.

 

14 Ocak’ta Bakü’de, dış güçlerin ve KGB’nintertiplediği provokasyonlar sonucu; bazı grupların şehrin belli bölgelerindeyaptıkları düzensiz, kitlesel yürüyüşleri neticesinde 60 kişi hayatınıkaybetmişti. Bakü’de, Ermeniler tarafından bir Azerbaycan Türkünün başı baltaile ezilerek öldürülmüştü. Bu olayları fırsat bilen KGB provokatörleri;ajanlarını kışkırtarak Bakü’de kargaşa çıkarmaya başlamışlardı.  

Bu arada Kızıl Ordu Birlikleri harekete geçerek, Baküşehrinin çevresinde konuşlanmış ve saldırı için emir beklemekteydi.

16 Ocak’ta Azerbaycan’da gerginlik son haddine ulaşmışve AHC aralıksız toplantı, gösteri ve yürüyüşler düzenleyerek hükümeti uyarmayave halkın sesini duymaya davet etmişlerdi.

17 Ocak’ta Bakü Azatlık Meydanı’nda bir milyonunüzerinde kişinin toplandığı bir miting düzenlendi. Mitingde “Gasp edilmek”istenen halkların korunmasını, düzeni bozanların cezalandırılmalarını, devletinotoritesini kullanarak asayişi temin etmesini istemişlerdi. İki gün süresincemeydanı boşaltmayan halkın, “hür iradeye sahip olma kararlılığı” 19Ocakta doruk noktasına ulaşmıştır. AHC’de artık duruma hâkim olmakta zorlukçekmekte, dalga-dalga Azatlık meydanına akıp gelen kitleyi kontrol altındatutmaya çalışmaktaydı.

AzerbaycanMilli Şurası tarafından 28 Mayıs 1918 tarihinde Tiflis’te ilanedilen ve Rusya dışında 23 devletin tanıdığı Azerbaycan DemokratikCumhuriyeti,  “Türkiye’ye yardım” bahanesiyle 26 Nisan 1920’deAzerbaycan’a giren Sovyet Kızıl Ordusu tarafından ortadan kaldırıldı. (Yerine 28Nisan 1920'de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu.) 

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, CumhurbaşkanınMehmet Emin Resulzade, o dönemde;

“Ey Gençlik

Senin uhdende büyük bir vazife var: Senden evvelkinesil yoktan bir bayrak, mukaddes bir ideal remzi yarattı. Onu bin birmüşkülatla yücelterek dedi ki:

BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK, BİR DAHA İNMEZ!..

Elbette ki, sen onun ümidini kırmayacak, bu günparlamento binası üzerinden; Azerilerin yarık yüreklerine inmiş bu bayrağıtekrar o bina üzerine dikecek ve bu yolda ya gazi veya şehid olacaksın” demişti.

Mehmet Emin Resulzade’nin bu sözü üzerinden 70 yıl geçti. 70 yıllık Rusesareti döneminde Lelin Meydanı olarak anılan, Azerbaycan DemokratikCumhuriyeti parlamento binasının önündeki meydanın adı; “BağımsızlıkMeydanı" anlamına gelen meydanın adı artık “Azadlık Meydanı” olmuştu.Azatlık meydanının dolduran binlerce Azerbaycan Türkü, katledileceklerinibildikleri halde, "BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ" diyehaykırarak tankların üzerine yürüdüler.

Azadlığı istemiremzerre-zerre, gram-gram
Kolumdakı zencirleri gıram gerek, 
Gıram! Gıram!
Azadlığı istemirem bir hap kimi, derman kimi,
İsteyirem sema kimi!
Güneş kimi!
Cahan kimi!
Çekil!
Çekil, ey Gesbkar!
Men bu esrin gur sesiyem!
Gerek deyil sısqa bulaq.
Men ümmanlar teşnesiyem!

 

20 Ocak günü sabah erken saatlerde herkes, yakınlarınıve dostlarını aramak için sokak ve meydanlara inmişti. Sovyet özel birlikleriartık Bakü’de değillerdi. Görevi tamamlamış ve Azerbaycan’ı terk etmişlerdi.Sokaklarda ülkeye yeni getirilmiş (ağırlıklı olarak Orta Asya Türk ve Müslümanülkelerinden) çok sayıda 19-20 yaşlarında sıradan Sovyet askerleri dolaşmaktaidi.

Bakü ve Sumgayıt’ta binalar, Rusların açtığı ateşsonucu delik-deşiktir. Azatlık Meydanı,  Azerbaycan’ın özgürlüğü uğrundahunharca öldürülmüş, tankların paletleri altında ezilmiş insanların, kanaboyanmıştı. Caddelerdeki durum akıl almaz boyutlarda korkunçtu. Sokaklar isekan gölüne dönüşmüştü. Kan rengindeki karanfiller şehitlerin üzerini kırmızıbir örtü gibi örtmüştü.

O gün Mihail Gorbaçov başta olmakla, Sovyet merkezîhükümeti yetkilileri ve onların Azerbaycan’daki emir kulları çok sevinçliidiler. Kendilerince, totaliter rejime başkaldıran kitlelere “gerekli dersi”vermişlerdi.

20 Ocak, Azerbaycan'da bağımsızlık harekâtının önemli bir dönüm noktasıolduğunun farkında değillerdi. Azerbaycanhalkının ruhunda “bağımsızlık fidanının” çoktan filizlenmeyebaşladığından habersizlerdi.

Yoğun baskılar altında bulunan Haydar Aliyev`inkatliamdan kısa bir süre sonra Moskova’da düzenlediği basın toplantısında;totaliter Sovyet rejimine karşı yaptığı sert eleştirinin anlamını idrakedememişlerdi.

20 Ocak günü Bakü’de ve Azerbaycan’ın diğerbölgelerinde gerçekleştirilen katliamlar, Azerbaycan Türkünün bağımsızlıkmücadelesini durdurmak üzere planlanmış eylemlerdi.

Tarihe “20 Ocak Katliamı” olarak geçen olaylarsonrasında AHC liderleri ve bağımsızlık yanlıları tutuklanmalarına rağmen,Azerbaycan Türklerinin gösterdiği mücadele bağımsızlık yolundaki adımlarıengelleyemedi.  

Aradan 26 yıl geçti.  19 Ocak 1990 gecesi Azerbaycan tarihindekanlı bir sayfa olduğu gibi, aynı zamanda Azerbaycan’ın bağımsız bir devletolma yolunda şan ve şeref gecesi olarak tarihin sayfaları arasındayerini aldı.

Hiç şüphesiz 19 Ocak gecesi yaşananlar, Sovyetyönetiminin emirleri doğrultusunda yapılan açık bir katliamdı. Bunun için özelbir gayret gerektiren araştırmaya da gerek yoktu.

“Azerbaycan boş bırakılmamalı, kontrolde tutulmalıydı” Bunu en iyi yolu ve aracı “Ermeniler”ve Ermeni – Türk davası” idi.

Tarihe "Kara Ocak" olarak geçen 20 Ocak Bakü katliamınınesas nedeni Ermenilerdi. Ermenilerin artan Toprak talepleri karşısındaAzerbaycan Türkleri kitlesel büyük bir tepki göstermiş, “ErmenilerDışarı" sloganları atarak yürüyüşler, mitingler tertiplemişlerdi.

20 Ocak 1990 Bakü katliamı sırasında  “modernbatı dünyası nerede idi?” sorusu akla gelebilir.

Modern Batı Dünyası, aynı yıl içinde Kasap Mihail Gorbaçov’a “Nobel” ödülünasıl verebiliriz ile meşguldü.

Gorbaçov’a Nobel Ödülü verilmesi çok doğal bir durumdu.

Çünkü modern batı dünyasının gözünde Gorbaçov, “hümanist”,  “barışinsanı” ve “kahraman” idi.

Çünkü Modern batı dünyasının gözünde Gorbaçov’un yaptığıkatliamlardaki kurbanlar, onlar için “insan” değillerdi. Çünküonlar Türk’tü ve Müslüman’dı.

Azerbaycan Türküne yaşatılan bu vahşet karşısında, Modern Batı Dünyası,İnsan hakları savunucuları, BM gibi teşkilatının, sessizliği, Totaliter Sovyetrejimini daha da cesaretlendirmiştir.  Azerbaycan’a karşı “saldırıserbestliğinin” önünün açmıştır.  Katliamların soykırımların dahası dagelecekti.

Takvim yaprakları 25/26 Şubat 1992 tarihini gösterdiğinde, Rus 366 MotorizePiyade alayının desteğindeki Ermeni kuvvetleri tarafından AzerbaycanCumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasındagerçekleştirilen “Soykırım”ın zemin hazırlamıştır.

Hocalı ’da gerçekleştirilen “Türk Soykırımı”nda; resmi verileregöre, 106’sı kadın, 83’ü çocuk, olmak üzere 613 Azerbaycanlı hayatınıkaybetmiştir. O dönemde Karabağ’da Ermeni kuvvetlerine komutanı bu günErmenistan’ın Cumhurbaşkanı Serj Serkisyan ve Markar Melkonyan’dır.

Markar Melkonyan’ın kardeşi Monte Melkonya, katliamın “Ermeni güçlertarafından yapılan bir intikam” olduğunu yazmıştır.

20 Ocak, 20 Yanvar, Kara Ocak...

Yani Bakü katliamının 26. Yıldönümü.  Bakü katliam şehitleri ilebirlikte tüm şehitlerimizi saygı ile anıyor, ruhları şad olsun diyorum.

 


20 OCAK 1990 OLAYLARI 26 YILINDA

 

Azerbaycan’ı Bağımsızlığa Götüren,Kanlı Yanvar 23 Ocak 2016 tarihinde saat 13.30 da derneğimiz genel başkan yardımcısı Oktay   EROL’un sunumuyla anılacaktır.

Tüm üye ve dostlarımız davetlidir.

 

26 YIL ÖNCE YAKILAN ATEŞ

Bundan 26 yıl önce SSCB adlı ittifakın başkanı Gorbaçov’un 1985`te ortaya attığı açıklık ve yeniden yapılanma politikaları "Soğuk Savaş"ı bitirip SSCB`yi yeniden toparlamaya çalışması başarısızlıkla sonuçlanınca, ittifak üyeleri arasında yeni bir hesaplaşmayı da beraberinde getirmişti.1990`lı yılların başında, Doğu Avrupa`da ki ittifak üyesi bazı devletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesi hoşgörüyle karşılanırken, kardeş Azerbaycan’ın bu yöndeki talepleri dinlenmediği gibi, hürriyet ve istiklal için meydanları dolduran Azerbaycan halkı 20 Ocak 1990 tarihinde gerçek bir vahşet yaşadı.

 

19 Ocak akşamı bulvarda iki gencin öldürülmesiyle başlayan kuşatmanın ardından elektrik kesilmesi ile problem yaşayan Bakü,soğuk ve karanlık bir kış gününde ağır silahlarla saldırıya uğradı.

 

Rejim nedeniyle dünya medyası bu olaylardan habersiz, her türlü iletişime kapalıydı. O günden sonra her şeyin değiştiği, tıpkı Türk istiklal savaşında olduğu gibi; “Bir millet uyanıyor” dedirtecek kadar anlamlı bir şey olacaktı.

 

Meydanlarda Kızıl Bayrak yerine üç renkli bir bayrak dalgalanacaktı.

 

 

Bu bayrak 28 Mayıs 1918 tarihinde; “Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez” diyerek bağımsızlığını ilan eden Mehmet Emin Resulzade tarafından kurulan ve tarihte kendisini “ilk Türk Devleti” olarak tanımlayan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin bayrağıydı.

 

Belli bir standardı yoktu ancak temsil ettiği renkler milli şahlanışa yetiyordu. Bayrağın mavisi Türklüğü,kırmızısı çağdaşlığı, yeşili ise İslamlaşmayı anlatıyordu. Yetmiş yıllık bir Sovyet esaretinden sonra Azerbaycan Türkleri millet olmanın, bağımsız olmanın coşkusunu ölesiye taşıdılar.Bu coşkuyu yaratan efsanevi insan Ebülfez Elçibey’di.

 

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de 20 Ocak 1990 tarihinde,kızıl ordu tankları üzerinden açılan makineli  ateşle sokaklar işgal edilirken,ev ve işyerleri tahrip edilmiş ve 137 masum insan katledilirken, binlerce insan yaralanmıştı.

 

Gelişmelerin şokunu atamayan Bakü halkı,siyasallaşan Halk Cephesi önderliğinde mitingler yaparak dünyaya haykırmak istediler.Azatlık Meydanına toplanan bir milyon insanın elinde yakılan bağımsızlık ateşi, o günden itibaren bir istiklal meşalesine dönüştü. Meydanlarda yer yer Türk bayrağı ve Atatürk fotoğrafı unutulmaz belgeler arasında yer aldı.

 

20 Ocak’tan sonra yaralarını saran Azerbaycan halkı, bağımsızlık yolunda canlarını veren evlatlarını Şehitler Hıyabanı’na defnederken, birlik ve beraberliğin en güzel örneğini verdiler.

 

Denilebilir ki, 20 Ocak şehitleri, Azerbaycan’ın onuru ve bağımsızlık hareketinin simgesi oldu.

 

Çünkü onlar kahramanca direndiler ve canlarını verirken, halkı için bağımsızlığın yolunu açtılar. Azerbaycan’daki bu şanlı hareketi içine sindiremeyen Rusya, sinsi emellerinden vazgeçmeyerek, Azerbaycan üzerindeki planları için sadık taşeron Ermenileri göreve çağıracaktır.

 

Demokratikleşmeyi henüz tadamayan Azerbaycan’ı bu defa sinsi bir plan bekliyordu.

 

Stratejik öneme sahip, Ermenistan sınırındaki Hocalı bölgesi 1991 Ekim`inden itibaren kuşatma altına alınıyor, 2 Ocak 1992`den itibaren elektrik ve doğal gazı kesilirken, bu defa Hocalı halkı göçe zorlanıyordu.

 

Sürdürülen kuşatma ile 25 - 26 Şubat tarihlerinde karadan ve havadan yapılan saldırılarla, savunmasız halk üzerinde bir soykırım harekatı gerçekleşirken, 613 insan hayatını kaybederken, binlerce insan yaralanıyor ve bir milyon insan topraklarından sürgün ediliyordu.

 

20 Ocak 1990 tarihinde, canlarını veren yürekli insanları ve halk önderlerini rahmet ve minnetle anmak gerekir.

Tuncer Kırhan

AKD Genel Sekreteri

 

 

 


Selçuk ÖNAL Türkiye Anıtlar Derneği Genel Başkanı Oldu.

Derneğimiz Mali Sekteri Selçuk ÖNAL

Türkiye Anıtlar Derneği Genel Başkanı Oldu.

!946 yılından buyanafaaliyet gösteren ve eski Milli Eğitim Bakanlarından  Hasan Ali Yücel  tarafından kurulan Türkiye Anıtlar Derneği  Genel Başkanlığına aynı zamanda TürkiyeAnıtlar Derneği Genel Başkan yardımcısı olan  derneğimiz mali sekreteri Selçuk ÖNAL atandı.

Bu görevi yürüten  Av. İbrahim Eyüpoğlu’nun  trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesiyletoplanan yönetim kurulu  09.12.2015tarihli karar ile  Genel Başkan yardımcısıSelçuk ÖNAL’ı oy birliği ile göreve getirdi.

Azerbaycan KültürDerneği Mali Sekreterliği görevini  uzunyıllardan beri üstün bir başarı ve özveriyle yürüten  Selçuk ÖNAL uzun süreden beri  Türkiye Anıtlar Derneği Genel Başkan Yardımcılığıgörevini yürütüyordu.

Tıpkı Azerbaycan Kültürderneği gibi Kamu Yararına faaliyet Gösteren Dernekler” statüsünde olan TürkiyeAnıtlar Derneği Genel Başkanlığını üstlenen Selçuk ÖNAL’ın  bu göreve getirilmesi  camiamız tarafından  memnuniyetle karşılanmıştır.

Kardeş dernekte buonurlu görevi üstlenen arkadaşımıza ve yönetim kuruluna başarılar dileriz.

AzerbaycanKültür Derneği

Merkez YönetimKurulu

 

Cemil ÜNAL    Tuncer KIRHAN

GenelBaşkan   Genel Sekreter

 

 


Azerbaycan Kültür Derneği Körfez Şubesinin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı 14.11.2015 Cumartesi günü Saat:14.00’de dernek merkezinde yapıldı.


 Olağanüstü GenelKurul Toplantısına Genel Başkan Yardımcısı Oktay EROL ve Genel Muhasip SelçukÖNAL’da iştirak etti. Divan Başkanlığına Selçuk ÖNAL, Başkan YardımcılığınaTurgay ADIGÜZEL ve Katip Üyeliğe Ali ÇINAR seçildi. Olağanüstü Genel Kurul toplantısında yapılan seçimler sonucundaYönetim Kurulu Asıl Üyeliklerine Turgay ADIGÜZEL, Turgut CAFEROĞLU, Kurban AliSALAR, Abdulkadim SEVİLMİŞ, Mehmet PAMUK, Engin KAZGAN ve Öztürk SALAR.Denetleme Kurulu Asıl Üyeliklerine Abdullah SALAR, Vahit KORKMAZ ve NevzatSALAR seçilmişlerdir.

Toplantıda Körfez Şubemiz Yönetim Kurulu üyelerinin yapmışoldukları başarılı çalışmaları sebebiyle Genel Başkan Yardımcısı Oktay EROLtarafından Şube Başkanı Abdullah SALAR’a bir plaket takdim etmiştir.

Körfez Şubemizin eski başkanlarından Kurban  AliSALAR’da, Selçuk ÖNAL tarafından MehmetEmin RESULZADE Ansiklopedisi kitabından bir adet hediye etmiştir.


1  2  3  4  5  6  7  8  9  10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  

Ebülfez Elçibey

Mehmetçik

ANKARA

Hürriyet Sabah Milliyet
Star Cumhuriyet Radikal
Yeni Şafak Türkiye Vatan
Akşam Zaman Posta